Kurban Bağışı, paylaşmanın, teslimiyetin ve kardeşlik hukukunun en güçlü tezahürlerinden biridir. Sevap Kapısı olarak, “Ancak verdiğin senindir” anlayışıyla; vacip kurban, adak, akika, şükür ve nafile kurban bağışlarınızı emanet bilinci ile kabul ediyor, sürecin her aşamasını İslami usullere uygun şekilde yürütüyoruz.
Bağışlanan kurbanlar, bağışçının vekaleti alınarak, alanında ehil kişiler ve hocaların gözetiminde, İslam’ın belirlediği şartlara uygun biçimde kesilmektedir. Kesim işlemi tamamlandıktan sonra etler, hijyenik koşullarda paylara ayrılır ve önceden titizlikle tespit edilen gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılır. Bu süreçte israfın önlenmesi, adaletli dağıtım ve şeffaflık temel ilkemizdir.
Kurban bağışları başta Türkiye’deki ihtiyaç sahibi aileler, yetimler, öğrenciler, yaşlı ve kimsesizler olmak üzere; uygun şartlar oluştuğunda Gazze gibi mazlum coğrafyalardaki kardeşlerimize de ulaştırılmaktadır. Her bölge için saha çalışmaları yapılır, dağıtım planları önceden hazırlanır ve yardımlar doğrudan ihtiyaç sahiplerine teslim edilir.
Vacip kurbanlar Kurban Bayramı’nın 1., 2. veya 3. gününde kesilirken; adak, akika, şükür ve nafile kurbanlar yılın uygun zamanlarında bağışçının niyetine göre kesilmektedir. Her kurban, tek bir niyetle kesilir; bir kurban aynı anda birden fazla niyet yerine geçmez. Bu hassasiyet, ibadetin sahihliği açısından büyük önem taşır.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
“Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; O’na ulaşan yalnızca sizin takvanızdır.” (Hac, 22/37)
Bu ayet doğrultusunda Sevap Kapısı, kurban ibadetini sadece bir kesim faaliyeti olarak değil; niyet, takva ve kardeşlik ekseninde bir emanet olarak görür. Siz de Kurban Bağışı yaparak, bir sofraya bereket, bir kalbe umut ve ahiretinize kalıcı bir hayır bırakabilirsiniz.